top of page

48. İSTANBUL MÜCEVHER FUARI 1.500 KİŞİLİK ULUSLARARASI ALIM HEYETİ'Nİ AĞIRLAYACAK


Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, bu yıl 48’incisi düzenlenecek İstanbul Mücevher Fuarı ile dünya altın takı piyasalarına yön vermeye hazırlandıklarının altını çizerek; “Toplam 120 ülkeden 30 bini aşkın sektör profesyoneli ve 1.250 firmayı ağırlamaya hazırlanıyoruz. Bu yıl rekor bir katılımla hedef pazarlardan 1500 kişilik Uluslararası Alım Heyeti

düzenleyeceğiz. 2019 yılı için hedeflediğimiz ihracatın yüzde 80’ini, bu fuarda gerçekleşecek iş görüşmeleri sonucunda yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Mücevher İhracatçıları Birliği’nin 2018 yılında gerçekleştirdiği faaliyetlerini, 48. İstanbul Mücevher Fuarı’na ilişkin detaylarını ve 2019 yılı hedeflerini aktarmak üzere Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, 18 Şubat Pazartesi akşamı, mücevher sektörü yayınlarıyla İstanbul Kuyumcular Odası’nda bir araya geldi.

“1500 Kişilik Uluslararası Alım Heyeti Getiriyoruz”

Alanında Vicenza, Hong Kong ve Las Vegas’tan sonra dünyanın en büyük 4. fuarı olarak gösterilen ve toplam 120 ülkeden 30 bini aşkın sektör profesyonel ile 1.250 firmayı 21 – 24 Mart tarihleri arasında İstanbul’da buluşturacak İstanbul Mücevher Fuarı ile dünya altın takı piyasalarına yön vermeye hazırlandıklarını dile getiren Mustafa Kamar, şunları dile getirdi:

“Birlik olarak 2019 yılı için hedeflediğimiz ihracatın yüzde 80’ini, bu fuarda gerçekleşecek iş görüşmeleri sonucunda yapmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşabilmek amacıyla yeni bir rekora imza atarak hedef pazarlardan 1500 kişilik Uluslararası Alım Heyeti’ni fuar kapsamında ağırlayacağız. Kaliteli işçiliği ve üretim hacmimizi artıracak tasarım kabiliyetimizi geliştirmek amacıyla fuar kapsamında usta ve genç mücevher tasarımcılarını bir araya getiren Designer Market düzenleyeceğiz.

“Altın Takı Sektörü, Stratejik Bir Sektördür”

Türkiye altın takı sektörünün 35 bin kuyumcu ve 6 bin üreticisiyle birlikte toplam 1 milyon kişinin geçimini sağladığını dile getiren Kamar;

“Ülke ekonomisine her yıl artan bir şekilde katma değer sağlamak amacıyla potansiyel ihracat pazarlarına ticaret heyetleri götürüp çeşitli ülkelerden de Türkiye'ye alım heyetlerini davet ediyoruz. Türkiye altın takı sektörü, dünyada Hindistan, Çin ve İtalya gibi ülkelerle birlikte büyük bir üretici ve ihracatçı haline geldi. Bu çerçevede 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 35 artışla 4,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen sene gerçekleştirilen toplam ihracatın içindeki en büyük payı yüzde 28’lik dilim ve 1 milyar 234 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri aldı. 2019 yılı hedefi 6 milyar dolar ihracat gerçekleştirebilmek. Bunun için de faaliyet gösterdiğimiz bölgede fil gibi hantal bir yapıya değil, arı gibi hareketli bir yapıya sahip olmak istiyoruz. Dolayısıyla her sene ihracat hacmini artıran ve yeni pazarlara yelken açan altın takı sektörümüz, ekonomik açıdan stratejik bir sektör olarak kabul edilmeli” şeklinde konuştu.

“Altın, Para Demektir”

Günümüzde Dolarizasyon tehdidine karşı altınla ticaretin kolaylaştırılması ve desteklenmesi gerektiğini belirten Mustafa Kamar, şunları söyledi:

“Özellikle Rusya, Hindistan, Meksika, Çin, İran, Venezüella, Türkiye Cumhuriyetler vb. ülkelerde dolarizasyondan kurtulmak amacıyla ya kendi paralarıyla ya da altınla ticaret yapılıyor. Bu ticaret sayesinde altınla serbest dolaşım sağlanıyor. Altınla ticaretin en büyük örneği, Dubai... Ülkemiz, altın takıda ciddi bir üretim hacmine sahip olmasına karşın üretimi bile olmayan Dubai’nin ihracatı, Türkiye’nin birkaç katı kadardır. Çünkü Dubai’de ticarette para yerine altın da kullanımına kolaylık sağlanıyor.”

“Altın Takı, Güvenilir bir Lüks Tasarruf Aracıdır”

Kamar, hedeflere ulaşabilmek için üçüncü adımın altın takıyı güvenilir bir lüks tasarruf aracı olarak görmekten geçtiğini belirterek; “Altın takı, lüks bir tüketim aracı olarak görülüyor ancak bu algı doğru değil” dedi ve ekledi:

“Hayatımızda cep telefonundan çantaya, otomobilden elektronik eşyaya ve hatta kıyafete kadar ihtiyaç olarak kullandığımız ancak lüks olarak kabul edilebilecek birçok ürün yer alıyor. Ancak unutmayalım ki Göbeklitepe’den günümüze altın takı, ziynet eşyası gibi görünse de maddi değeri dolayısıyla toplumların zor zamanlarında kurtarıcısı olmuştur. Özellikle ülkemizde “yastık altı” diye tabir ettiğimiz ciddi bir altın yatırımı yer alıyor. Dolayısıyla değeri itibarıyla altın takı, güvenilir bir lüks tasarruf aracı olarak kabul edilmeli. Altın takının en güvenilir lüks tasarruf aracı olduğunu Ağustos ayında yaşanan ekonomik dalgalanma sürecinde, 2 milyar dolarlık altının 35 bin kuyumcu vasıtasıyla yurt dışına satılarak ülke ekonomisine likidite sağlanması şeklinde gözlemledik.”

“Vergisel Düzenleme ya da Herhangi bir Ayrıcalık İstemiyoruz”

Türkiye’nin altın takıda ihracat hedefine ulaşabilmesi için üç yol açıklayan Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, vergisel düzenleme ya da herhangi bir ayrıcalık istemediklerini, uluslararası ticaretin kolaylaşması ve artması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını arzu ettiklerini vurguladı.

Mustafa Kamar; “Dış pazarda rekabet edebilmenin yolu, iç pazarda güçlü olmaktan geçiyor. Dolayısıyla iç pazarda güçlenebilmek için kredi kartına taksit uygulaması geri getirilmeli. Taksitlerin kaldırılması, sektörün hem çalışanlarını hem de müşterilerini zor durumda bıraktı. Çünkü taksitin diğer sektörlerde olup altın takıda olamaması, haksız bir rekabet ortamı oluşturuyor. Bu durum, iç pazar hacminin düşmesine neden oluyor” dedi.

Ekran Resmi 2022-10-23 20.29.04.png

KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER E-POSTA ADRESİNİZE GELSİN

ALTIN DUNYASI HAFTALIK MAILING LİSTESİNE KAYIT OLUN

KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER E-POSTA ADRESİNİZE GELSİN

ALTIN DUNYASI HAFTALIK MAILING LİSTESİNE KAYIT OLUN

bottom of page