İSTANBUL ALTIN RAFİNERİSİ TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ZİRVESİNDE

Yalnızca kuyumculuk sektörünün değil Türkiye ekonomisinin en büyük firmalarından biri olan İstanbul Altın Rafinerisi (İAR), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleştirilen ‘’TİM 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’’nde ‘’Kuyumculuk Sektörü İhracat Şampiyonu’’ ödülünü aldı. İAR, 2020 yılında gerçekleştirdiği 900 milyon dolar ihracat ile Türkiye’nin en büyük 12. ihracatçı firması oldu.



TİM 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi. 2019 yılında gerçekleştirdiği 1,3 milyar dolar ihracat ile Türkiye’nin en büyük 12. İhracatçısı olan İstanbul Altın Rafinerisi, 2020 yılındaki pandemi koşullarına rağmen 900 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek, Türkiye Kuyumculuk ve Mücevherat Sektörü’nün en büyük ihracatçısı olurken, Türkiye’nin en büyük ihracatçı firmaları arasında 12. sıradaki yerini korudu.


İhracat performansları ve sektöre ilgili değerIendirmelerde bulunan İstanbul Altın Rafinerisi CEO’su Ayşen Esen sorularımızı yanıtladı.


‘’İstanbul Altın Rafinerisi olarak yalnızca kuyumculuk sektörünün değil Türkiye ekonomisinin en büyük ihracatçı firmalarından biriyiz. 2019 yılında gerçekleştirdiğimiz 1.3 milyar dolar ihracat ile Türkiye’nin en büyük 12. İhracatçısı olmuştuk. Pandemi koşullarına rağmen 2020 yılında da 900 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek, bir kez daha kuyumculuk sektörünün ihracat şampiyonu olurken Türkiye’nin en büyük ihracatçı firmaları arasında 12. sıradaki yerimizi koruduk. Bütün dünyada aşılamanın artması ile birlikte ekonomide de normalleşme dönemine giriliyor. Tabi bu durum bizim de ihracat rakamlarımıza yansıyor.


Her ne kadar pandemiden çıkış sürecine girilmiş olsa da 2021 yılındaki ihracat rakamları hedeflediğimiz noktanın biraz altında. Biz bu durumu cari açığın azaltılmasına yönelik alınan bir takım önlemler neticesinde değiştirilen mevzuatın etkilerine bağlıyorum. Şöyle ki; Türkiye kuyumculuk sektörü altın ithal edip, bunu işleyen ve katma değer üreterek dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir sektör. En basit tanımı ile ihracatımız, hammadde ithalatımıza bağlı. Altın ithal edip bunu işlemeden ihraç etmemiz mümkün değil. Ama son dönemde, özellikle dahilde işleme rejiminde yapılan değişiklik sebebiyle bütün sektör bunun sıkıntısını çok ciddi bir şekilde hissediyor. Yine aynı örneği vermek isterim; bir ormanda hastalıklı ağaçların olduğu bir alan var. Bu alanı rehabilite etmek yerine bütün ormanı yok ediyoruz. İstanbul Altın Rafinerisi olarak dünyanın sayılı LBMA sertifikalı rafinerileri arasında yer alıyoruz. Ancak mevzuat değişikliği sebebiyle, ülkemize çok daha fazla ihracat geliri kazandırma potansiyelimiz varken, kaynaklarımızı en üst seviyede kullanamıyoruz. Özellikle dahilde işlem rejiminde yapılacak bir düzenleme ile gerek altın rafinasyonu gerekse altın takı ihracatında büyük sıçrama gerçekleştirebilecek potansiyele sahip bir sektörüz. Biz bu konuda hükümetimizin sektörümüz lehine bir adım atacağını düşünüyoruz.


Genel anlamda altın ihracatına baktığımız zaman yılı bitiriyoruz ve bu aslında beklentilerimi dâhilinde değildi. Çünkü 2021 yılı aslında bizim adımıza beklentilerden daha düşük gidiyor ve bu sene özellikle cari açığın düzeltilmesi açısından alınmış bazı kararlar vardı. Bu kararların uygulanması rafinasyon gibi dünya liginde bir sektör için biraz ters etkilerde bulundu. Bu sebepten dolayı şu anda beklediğimizin altında ilerliyor ama beklediğimiz altında dediğimiz rakamlar da 400 – 500 milyon dolarlar, elbette ki ama bunlar bizim için yeterli değil, biz her zaman 1 milyarı, 1,5 milyarı ve 2 milyarı hedefledik.


Altın Hammadde olarak ithal ediliyorsa sıkıntılı bir durum yaratmaz

Özellikle Rafinasyon sektörü için altının ithali hammaddenin ithalidir. Ben bunu her ortamda tekrar ederim. Altın ithali eğer hammadde olarak ithal ediliyorsa bu faydalı ithalattır ve sıkıntılı bir konu değildir çünkü tüm işlemler kayıt altındadır. O yüzdende ithalatı kesmek ana hedefimiz olmamalı, ben örnek olarak hep şunu söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim; “önümüzde hasta bir orman var, ormanın içerisinde hasta bir bölge var ve siz hasta bir bölgeyi iyileştirmek için ormanı yok ediyorsunuz.” işte bunun yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.

İstanbul Altın Rafinerisi CEO’su Ayşen Esen Altın İhracatını ve Altın Fiyatlarını Değerlendirdi.

Bir önceki sene 1.3 milyar dolar olan ihracatımız ile 12. sırada yer aldık. Bu sene 2 milyar dolar ile 9. sırada yer alıyoruz ve umarım önümüzdeki dönemlerde ise daha iyilerini görmeyi arzu ediyoruz.


2021 yılı Altın ihracatı Açısından Değişik Bir Seneydi

Bu sene tabii ki altın sektörü açısından biraz daha değişik bir yıldı. 2021 yılı ise o yüzden tam istenilen rakamlara ulaşamamış olsa da biz her zaman ileriye bakıyoruz. Yapabileceğimiz ne varsa sonuna kadar yapıp, ülkemiz için bu sıralamalarda en yukarıya doğru gitmek bizim en büyük hedefimizdir.

Peki genel anlamda altın ihracatına baktığımız zaman yılı da bitiriyoruz beklentiler dahilinde mi gidiyor?

Ayşen Hanım yukarıdaki soru kalabilir ya da şu şekilde bağlayabiliriz;

Genel anlamda altın ihracatına baktığımız zaman yılı bitiriyoruz ve bu aslında beklentilerimi dâhilinde değildi. Çünkü

2021 yılı aslında bizim adımıza beklentilerden daha düşük gidiyor ve bu sene özellikle cari açığın düzeltilmesi açısından alınmış bazı kararlar vardı. Bu kararların uygulanması rafinasyon gibi dünya liginde bir sektör için biraz ters etkilerde bulundu. Bu sebepten dolayı şu anda beklediğimizin altında ilerliyor ama beklediğimiz altında dediğimiz rakamlar da 400 – 500 milyon dolarlar, elbette ki ama bunlar bizim için yeterli değil, biz her zaman 1 milyarı, 1,5 milyarı ve 2 milyarı hedefledik.


Altın Hammadde olarak ithal ediliyorsa sıkıntılı bir durum yaratmaz

Özellikle Rafinasyon sektörü için altının ithali hammaddenin ithalidir. Ben bunu her ortamda tekrar ederim. Altın ithali eğer hammadde olarak ithal ediliyorsa bu faydalı ithalattır ve sıkıntılı bir konu değildir çünkü tüm işlemler kayıt altındadır. O yüzdende ithalatı kesmek ana hedefimiz olmamalı, ben örnek olarak hep şunu söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim; “önümüzde hasta bir orman var, ormanın içerisinde hasta bir bölge var ve siz hasta bir bölgeyi iyileştirmek için ormanı yok ediyorsunuz.” işte bunun yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.